Okunma

2515

...AŞKIN GÖZÜ KÖRDÜR...
...HAYATTA BİR ŞEYİ SEVDİM...
...ODA SENİN BENİ SEVMEYEN KALBİNİ...



Bundan çok uzun yıllar önce dünyada yaratılmadan , insanlar dünyaya ayak basmadan önce, iyi huylar ve kötü huylar ve kötü huylar ne yapacaklarını bilmez halde dolanıyorlarmış. Bir gün toplanmışlar ve her zamankinden daha sıkkın bir şekilde otururlarken, ''SAFLIK'' ortaya bir fikir atmış NEDEN SAKLAMBAÇ OYNAMIYORUZ? orda bulunan herkeste bu fikre sıcak bakmış ÇILGINLIK çılgın olduğun için bağırarak ortaya atılmış - Ben ebe olmak istiyorum. ben ebe olmak istiyorum... oradakilerin hiç biri çılgınlık kadar atak olmadığı için oldukları yerde kalakalmışlar.

ÇILGINLIK bir ağaca yaslanmış ve başlamış saymaya - bir iki üç... ÇILGINLIK saymaya başladıktan sonra iyi huylar ve kötü huylar saklanacak yerler aramaya başlamışlar. ŞEFKAT ayın boynuzunu asılmış. İHANET çöp yığınlarının içine girmiş SEVGİ bulutların arasına kıvrılmış YALAN bir taşın altına saklanacağını söylemiş ancak yine herkesi kandırıp gölün dibine saklanmış. TUTKU dünyanın merkezine girmiş PARA HIRSI bir çuvalın içine girerken çuvalı yırtmış ve ÇILGINLIK sayamaya devam etmiş -yetmiş dokuz seksen seksenbir...

AŞK ın dışında bütün iyi huylar ve kötü huylar saklanmışlar AŞK kararsız olduğun için bir türlü saklanacağını bilemiyormuş ÇILGINLIK doksan yediye gelmiş -doksan sekiz doksan dokuz ve yüz' e vardığında aşk sıçrayıp etraftaki güllerin arasına girmiş ve oraya saklanmış ÇILGINLIK bağırmış sağım solum sobe saklanmayan ebe demiş... arkasına döndüğünde ilk önce TEMBELİĞİ görmüş. TEMBELİK ayaktaymıs çünkü saklanacak enerjisi yokmuş ÇILGINLIK sonra ŞEFKATİ ayın boynuzunda görmüş ve İHANETİ çöplerin arasında,SEVGİYİ bulutların arasında, YALANI gölün dibinde ve TUTKUYU dünyanın merkezinde bulmuş sadece biri hariç herkes yavaş yavaş geriye dönmeye başlamış.

ÇILGINLIK umutsuzluğa kapılmış HASET son saklanan bulunamadığı için haset duyarak, ÇILGINLIĞIN kulağına fısıldamış. -AŞK ı bulamıyorsun ama o güllerin arasında saklanıyor.... ÇILGINLIK çatal şeklinde tahta bir sopa almış ve güllerin arasına sopayı çılgınca saplamış, saplamış,saplamış... ta ki yürek burkan bir haykırma onu durdurana kadar... haykırıştan sonra AŞK elleriyle yüzünü kapayarak ortaya çıkmış ve parmaklarının arasından sicim gibi kan akıyormuş ÇILGINLIK , AŞKI bulmak için heyecandan aşkın gözlerini kör etmiş. -ne yaptım ben seni kör ettim. Ne yapa bilirim... AŞK cevap vermiş -gözlerimi geri veremezsin ama istersen bana kılavuzluk yapabilirsin... Ve o günden beri AŞKIN GÖZÜ KÖRDÜR VE HER ZAMAN ÇILGINLIK YANINDADIR!!

 Kara_Murat




____SADECE SENİ İSTİYORUM ____



...Sadece SeNi İstiyorum Yalnızlıgıma SeNi!...

Verdigin bir damla sevgiye canImi istersen Kıramam SeNi,
Baska ask,baska sevgi haramdır bana.. ölürüm yine de Bırakmam SeNi..
Gönlüme kurulmus cehennem olsan yanarim, yıllarca Terketmem SeNi..
Yıksan su dunyayı, yerle bir etsen, en guzel cennetle Degismem SeNi..
Sen zalim olsanda yine cekerim zulmünü yıllarca senin..
askınla ömrümü mahfetsen bile icimden koparıp Atamam SeNi..

Gecelerin dili olsada söylese benim neler cektigimi,
Gözlerimin dili olsada soylese sana bakmayı nasıl özledigimi ..
Ayaklarımın dili olsada soylese sana kosup gelmeyi ne kadar ozledigimi..
Kalbimin dili olsada soylese seni ne kadar SEVDIGIMI..

Sanma seni sevdigim kadar baskasını sevecegim..
Sana verdigim umutlari baskasına verecegim..
Sanma seni ellerinden tutan ellerim baska elleri tutacak..
Sanma sana bakan gözler baska gözlere bakacak ..
Sanma bu beden baskasina YAR olacak..

NE YILDIZLAR ISTIYORUM GECE YARILARIMA.. NE GUNES ISTIYORUM KARANLIGIMA.....







...BİR UMUT...
???BENİ AFFEDERMİSİN???




Sevgilim sana nasıl söyleyeceğim, nasıl yazacağım.. Kelimelerim yetersiz, kalemim tutuk. Sana öyle hasretim ki bütün sözler ifadesiz. Senden önce yaşamamışım, senden önce ben ben değilmişim.Sen gittiğinden beri yine kendimde değilim. Seninle yaşadıklarım yetmiyor, anılar kalbimin acısını dindirmiyor.Ayrılık kapıyı çaldı, seni benden aldı.. artık içeri hiç kimse giremiyor.

Sevemiyorum kimseyi, gözlerim senden başkasını görmüyor. Ellerim senden başkasına gitmiyor. Dudaklarım senden başkasını öpmüyor. Geceleri bir yorgan gibi çekip üstüme, karanlığı örtüyorum. Uzak yıldızların ışığı bile bu karanlığı delip geçmiyor. Yıldız yok, ay yok, bulut yok.. umut yok sevgilim. Umutsuz yaşanmıyor.

Sokağa çıksam attığım adımlar boşlukta geziniyor, yağmurlar yağsa damlalar bana seni söylüyor. Çiçeklerin boynu bükük, güneş bitmiş. Dünya benden hesap soruyor. Bu ceza çok ağır sevgilim, bana reva gördüğün bu ceza çekilir gibi değil. Yüreğim sökülüyor.

Hatamı biliyorum, yanlışın farkındayım. Senden özür dileyecek yüzüm yok. İstersen kapının eşiğinde küçük bir taş olayım itip kaktığın, yeter ki uzaklara fırlatıp atma beni. Pencerende bir kuş olayım, elinin tersiyle uçurma beni. İnce parmaklarında solgun bir çiçek olayım, buruşturup kırma beni..

Susup gittin, çekip gittin. Bir namlunun ucuna kurşunu sürüp gittin. .Ama öyle kaskatı öyle ağır ki ruhum, can damarım kesilse bir damla kanım akmaz. Gözlerim ufka dikili, bir küçük kızıl ışık bekliyorum senden..Bir aydınlık teli.. Bir umut.. affeder misin beni?


İSYANKAR AŞIK

Kara_Murat



Öldürecektim seni bende ;kendimde o gücü bulabilseydim eğer...
Sindiremeyecektim senden kalanları benden uzak mezarlara koymaya!!Diyar
diyar dolaşıp yine içime gömecektim seni en sonunda...
"Ben demiştim" diyenlere, üzüntümü belli etmemek için kuşandığım, mekanik
tebessümlerimin ardındaki yaşlarla sulayacaktım taze mezar toprağına ektiğim
çiçekleri...
Ama ben seni içimde öldürmeye kıyamadım....

Başarabilseydim incitecektim seni,incinmişliğimin verdiği cahil cesaretle..
Ne var ne yok sayıp dökecektim karşına geçip..
Kendimi hayrete düşürürcesine birer tokat gibi vuracaktım hiç kullanmadığım
o ağır lafları..
Kıracaktım seni bin bir parçaya ayırana kadar..
Duvardan duvara fırlatacaktım sevgi diye önüme sunduğun hastalıklı
duygularını.....
Ama ben seni incitmeye de kıyamadım....

Elimden gelseydi unutacaktım seni..
Gözlerimden silecektim hayalini ve dilimden adını.
Duman duman atacaktım seni bu şehirdeki tüm bacalardan;ama soluduğum havaya
karışıp yine dolacaktın ciğerlerime.
Onlarca damla döküp göz pınarlarımdan akıtacaktım seni sevgimin atığı
diye;ama ıslaklığın kalacaktı elmacık kemiklerimde..
Bu kez de tenimin tuzuna karışacaktın.."Sözümü tutacağım ,adını
anmayacağım"nağmelerini dinleyip neyi unutacağımı unutacaktım seni unutayım
derken..
Zaten ben seni unutmaya da kıyamadım......

Ne kadar çabuk geldi ayrılık...Oysa daha yeni başlamıştık birbirimize ayak
uydurmaya,daha doğrusu ayak uyduramamaya..Nedensizliklerin iç çekişlerini
dinlerken vedalar bozdu suskunluğumuzu..Bana mıydı kızgınlığın yoksa kendine
mi anlamadım...Kaçar gibi veda ettin...
Oysa ben seni sevmelere doyamadım!!!

Öldürecektim seni..
incitecektim seni..
unutacaktım seni... ama lanet olsun!!! kı-ya-ma-dım.






Yazmak istediğim o kadar çok şey var ki,sıraya koyamıyorum artık. Devamlı
aynı kelimelerle,aklımdakileri anlatmaya çalışmak ve anlaşılmamak yordu.
Belki de çabuk pes ettim.
Anlama kavramını yitirmiş bir toplumun ortasında ürktüm biraz sanırım.
İnsanların,hiçbir şey konuşmadan nasıl anlaştıklarını,anlaşabildiklerini
görünce....
Yazmanın laf kalabalığı olduğunu düşünmeye başladım.
Bunun yanı sıra; benim konuşmadan anlatamadığımı fark edince,garip olan
benim galiba diye düşünmekten de alamadım kendimi.
Oysa bakışlar,hareketler yetmeliydi,yetmedi...Korkularımla
boğuşmaktansa,yazıp anlaşılmayı tercih ettim yine.
Her şey o kadar çürümüş ve kokuşmuş ki,bir zaman sonra hayatta sana neler
mutluluk veriyor? Onu bile kavrayamama durumuna geliyorsun ne yazık ki.
Sevgiler tükenmiş, sevgililer,konuşup paylaşacakları tüm güzellikleri bir
nefeste tüketmişler sanki,ne yaşanacak nede konuşacak "bir şey" kalmış.
"seviyorum"lar nasıl olsa biliyor demelere terk edilmiş. Nasıl olsa biliyor
mu yuz gerçekten ? Yoksa ,daha fazlası şımartır mı diyoruz ? Şımaralım ya
!!! Bu kadarını haketmiyormuyuz?
Kötü ve acı olan her şeyi söylemekten çekinmezken,sevdiğini söylemek neden
bu kadar zor?Bu,nasıl olsa büyüdü diye bir çiçeğe su vermekten vaz geçmek
gibi bir şey değil mi? Toprağa kök salmak yetiyor mu?su yoksa ne kadar yaşar
ki?nice çınarlar yok mu dur kuruyup yok olan?Nedir bu korku?neden görmeyen
gözlerle bakar olduk?
Takvimlerin sayfaları değiştikçe mi görür olduk ne?...son sayfada
gördüklerimiz neye yarayacak ki,görmediklerimizi fark etmekten başka....
Kimi acıların zevk verdiği,kimi zevklerin acıttığı değilmidir yaşamın ta
kendisi. Neyin inkarıdır o halde bu?
Yarın ölebileceğimi bilirken neyin savaşı bu?Neyi bekliyoruz,kaybetmenin
yada istediğimizi yaşayamamanın vereceği acıyı yaşamayı mı?Kimin için neyi
feda ediyoruz?
Yalnız doğduk yalnız ölmeyecekmiyiz?Yaşadıklarımızla ve
yaşayamadıklarımızla....
Ben korkuyorum diye gök gürlemeyecek mi?ışıklar sönmeyecek mi?
Yeter , ben de hırsızlık yapmak istiyorum. Hayatın benden çalmasına izin
verdiğim güzelliklerinden,mutluluklarından birazda ben çalmak istiyorum. Bu
suçsa,yaşayabileceğim mutluluğa karşılık her türlü cezaya razıyım.





Image Hosted by ImageShack.us

Yine bir gece ve yine baş başayım kendimle, işte yine seni bulup kaybettiğim
yerdeyim.

İnsanın bir şeylere karar vermesi ne kadar zor; ya seni içime gömmeli ya da
artık içimden söküp atmalıyım. Ama her ne olursa olsun susmalıyım. Hangisi daha
zor, hangisi daha acı? Gerçekten gitmeli miydin, yoksa kalıp yanımda savaşmalı
mı?… Bir yol arıyorum kendime, bulduğum tüm yollarsa sana çıkıyor…

Kapanmalı artık gözlerim. Sonsuz bir karanlıkta tek başıma yürümeye devam
etmeliyim… Yürümeliyim ardıma bile bakmadan, yürümeliyim parçalayarak
değerleri ve sevgileri, yok ederek yaşadığım tüm zamanları…

Nasılda acımasız zaman. Nasıl da yüceltmiştim seni gözümde. Tutup kendi
ellerimle koymuştum en yükseğe, sonra keyifle izlemiştim yüceliğini. Ama yine
ben bitirmeliyim. Tutup kollarından indirmeliyim olduğun yerden. Ya da seni
ölene kadar yaşatmalıyım içimde….. Ne kadar zor bir karar..

Bir yanım: “Bir daha kimse, hiç kimse onun kadar çok sevilmeyecek”, derken, bir
yanım sakin, sessiz…

Zaman geçiyor, acım dinmiyor. Kapanmıyor yaralarım.. Tükenirken ben, aklımda bir
tek sen… Görüyor musun, yine konuşuyorum ama sessizce. Susmayı öğreniyor
yüreğim..

Ama ben kararımı verdim…

Seninle olduğum zamanları düşünmek bile bana mutlulukların en büyüğünü
yaşatıyor..
Seni Seviyorum ve Ölene Kadar Seveceğim…

SEVMEK YÜREK İSTER HERKES SEVEMEZ





...BAZEN BEKLEMEKTİR SEVMEK.
...NE KADAR BEKLEYECEĞİNİ BİLMEDEN...

Yine bir gece ve yine baş başayım kendimle, işte yine seni bulup kaybettiğim
yerdeyim.

İnsanın bir şeylere karar vermesi ne kadar zor; ya seni içime gömmeli ya da
artık içimden söküp atmalıyım. Ama her ne olursa olsun susmalıyım. Hangisi daha
zor, hangisi daha acı? Gerçekten gitmeli miydin, yoksa kalıp yanımda savaşmalı
mı?… Bir yol arıyorum kendime, bulduğum tüm yollarsa sana çıkıyor…

Kapanmalı artık gözlerim. Sonsuz bir karanlıkta tek başıma yürümeye devam
etmeliyim… Yürümeliyim ardıma bile bakmadan, yürümeliyim parçalayarak
değerleri ve sevgileri, yok ederek yaşadığım tüm zamanları…

Nasılda acımasız zaman. Nasıl da yüceltmiştim seni gözümde. Tutup kendi
ellerimle koymuştum en yükseğe, sonra keyifle izlemiştim yüceliğini. Ama yine
ben bitirmeliyim. Tutup kollarından indirmeliyim olduğun yerden. Ya da seni
ölene kadar yaşatmalıyım içimde….. Ne kadar zor bir karar..

Bir yanım: “Bir daha kimse, hiç kimse onun kadar çok sevilmeyecek”, derken, bir
yanım sakin, sessiz…

Zaman geçiyor, acım dinmiyor. Kapanmıyor yaralarım.. Tükenirken ben, aklımda bir
tek sen… Görüyor musun, yine konuşuyorum ama sessizce. Susmayı öğreniyor
yüreğim..

Ama ben kararımı verdim…

Seninle olduğum zamanları düşünmek bile bana mutlulukların en büyüğünü
yaşatıyor..
Seni Seviyorum ve Ölene Kadar Seveceğim…







Image Hosted by ImageShack.us

ADI: ASKIM

SOYADI: SEVGILIM

BULUNDUĞU YER: KALBIMIN KÖSESİ

ADRESS: ASK BIR CADESI.


SENI SEVIYORUM MAHALLESI

NO: SEN VE BEN=1

KAT: CANIMIN ICI

 

Image Hosted by ImageShack.us



  Yorumlar

 
Rastgele Konular
Son Eklenenler
Ten uyuşması

19 MAYIS

Bediüzzaman Said Nursi

Atatürk'ün naaşı ne zaman anıtkabire taşındı

Chat, Sohbet, Sohbet Odaları, Sohbetci

http://www.chatadana.com

http://www.chatadana.com

Ferolle Aşk Parfümü

bedava sohbet odaları Chatadana.com

Bedava sohbet odaları Adanasohbet Chatadana.com

 

 
WebMaster : Ahmet Kadir Yalçın

Hosting : Şeker Shell Internet Hizmetleri

Copyright 2010 Her Hakkı Saklıdır. chatadana.com