Okunma

696

yazar: Dr.B.Gültekin ÇETİNER derleyen: nezaket bolat

Uzaktan Eğitim: Başarıya Giden Yol Teknolojide mi Yoksa Pedagojide mi?

Aşağıda uzaktan eğitim ile ilgili hoşuma giden bir makaleyi yayınlıyorum.

Uzaktan Eğitim: Başarıya Giden Yol Teknolojide mi Yoksa Pedagojide mi?
İngiltere’deki Açık Üniversitenin önde gelen isimlerinden Sir Daniel’in “Mega Üniversiteler” kitabını okursanız Türkiye’den Anadolu Üniversitesi Açık Öğretim Fakültesinin de (AÖF) dünyadaki mega açık üniversiteler arasında olduğunu görürsünüz. Ancak kalite açısından bakıldığında İngiltere’deki açık üniversite buradaki tüm üniversiteler arasında ilk 10’a girerken AÖF genelde normal üniversiteye girememiş kişilerin açıkta kalmamak için devam ettiği bir yer olarak bilinir. AÖF kurulurken kendisine İngiltere’deki açık üniversiteyi örnek almış olmasına rağmen sonuç neden farklı?

Aslında Türkiye’deki duruma baktığımızda AÖF’nin uzaktan eğitim alternatifi olmaktan çok, bir çeşit “uzaktan merkezi sınav sistemi” olduğunu görürüz. Öğrencilerin çoğu yerel özel kurslara gidip, AÖF’deki potansiyel sınav sorularını hızlı çözme taktikleri ile donatılırlar. AÖF kimsenin seyretmediği ve ingilizce tabiri ile "talking head" TV programları yapar ve yüzbinlerce öğrenci için çoktan seçmeli sınavlar büyük bilgisayar sistemleri ile değerlendirilirler. Nitelik değil niceliğin öne alındığı, yurt dışındaki örneğinin kötü bir kopyası olan uzaktan eğitim kurumumuz yıllardır ülkede binlerce mezun vermektedir. Diğer taraftan İngiltere’deki örneğin arkasında yatan başarı incelendiğinde, her bir dersin bir otomobil üretim fabrikası örneğindeki gibi, değişik uzmanlıktaki kişilerin bir araya gelerek ve üzerinde kılı kırk yararak yaratıldığını görürsünüz. Dersi tasarlayan kişi, konu uzmanı, pedagoji uzmanı, medya uzmanı ve diğer ekip elemanları dersi yaratır, pilot testlerini yapar, dersi alan öğrenciler ve öğretim görevlisi dönem içinde yüz yüze görüşme şansına sahip olur, öğrencinin soruları olduğunda sürekli yardım alabileceği kişiler vardır, deney yapması gereken bir ders ise evine deney kitleri yollanır, dantel gibi işlenen bu sistem doğal olarak sonuçta başarıyı getirir.
Başlıktaki konuya girmeden önce bu uzun girişi neden yaptım? Yurt dışındaki gelişime paralel olarak Türkiye’de de son zamanlarda “Internet tabanlı uzaktan eğitim” konusu gitgide popüler olmaktadır. Çeşitli kurumlar bu tür programları sunmak ve özellikle bu konuda ilk olmak çabası içindedirler. Acaba bu çabalar ne kadar başarılı olacak? Bu soruya cevap vermek için kurumların ilk olarak yapması gereken en önemli şey geçmişten ders almaktır. Aksi durumda AÖF örneğinde yaşanıldığı gibi, kısa bir süre sonra hayal kırıklıklarının yaşanılması kaçınılmaz olacaktır. Bu konuda somut bir örnek vermeye çalışayım. İngiltere’deki açık üniversitenin gözle görülür özelliği bir TV yayını ile destekleniyor olmasıdır. Bu özellik AÖF’de de var olmasına rağmen, bu programlar kimsenin seyretmediği ve TV yayın saatlerinin boşa geçirildiği bir durumdadırlar. Bunun temel sebebi, eğitim konusunda TV yayınından daha önemli diğer unsurların gözardı edilmiş olmasıdır.
Internet üzerinde de yukarıdakine benzer durum bügün karşımıza "dersleri aman online verelim", "senkron elektronik öğrenim olsun", "Web tabanlı video yayını yapalım", "çok hızlı hatlarla kullanıcıları Internet’e bağlayalım ki eğitim yüz yüze gibi olsun" şeklinde çıkmaktadır. Bu konuda stratejik rapor hazırlayan kurumlar da ülkenin teknik altyapısı, donanım, uydu destekli iletişim teknolojileri gibi konulara yoğunlaşmaktadır. İlk bakışta kulağa hoş gelen bu yaklaşımı biraz eğitimci gözü ile irdelerseniz, bu yaklaşımın eski eğitim paradigmasına ait olduğunu görürsünüz. Şöyle bir üniversite yıllarınıza dönüp bakın, sınıf içi eğitim yüz yüze gerçekleştirilmesine rağmen ne kadar etkileşimli idi? Bügün ne değişti? Web kameraları, video konferans sistemleri ile etkileşim artacak mı? Başarının anahtarı yüz yüze yapılan eğitimi Internet’e taşımakta değildir. Türkiye’de bu konuda çalışmaya başlayan kurumların çevrim-içi derslere olan yaklaşımları Web sitelerinden incelendiğinde yine benzer tuzağa düştükleri göze çarpmaktadır. Örneğin bu üniversitelerden birisinde yeni başlatılan Web tabanlı eğitim programında öğrencilerin ortak çalışması kesinlikle yasaklanmaktadır. Verilen bilgilere göre, öğrenci tüm program boyunca tek başına çalışıp dersi tamamlamak durumundadır. Ancak öğrenmenin sosyal bir olgu olduğu, hele hele gerçek hayatta öğrenmenin tamamen sosyal bir ortam içinde gerçekleştiği göz ardı edilmektedir. Olayı biraz karikatürize edersek, normal posta veya kargo kullanımı ile aynı sonuca çok daha ucuza ulaşmak varken Internet’i neden eğitim için kullanalım ki?
Internet tabanlı uzaktan eğitimde başarıyı sağlayan unsur son model bilgisayar, yüksek hızlı hatlar, video konferans ortamları değildir. Başarıyı getiren temel unsurlar arasında öğrenci ve öğretim görevlisi arasındaki iyi iletişim, öğrenciler arasındaki işbirliği, aktif öğrenme yöntemleri, ödevler ve projeler hakkında anında ve zengin geri besleme, öğrenciyi bir konu üzerinde tutabilmek ve onun zamanlamasını yönlendirmek, öğrenciden beklentileri yüksek tutmak ve öğrencilerin farklılıklarına göre uyum sağlamak sayılabilir. Tüm bunların sağlanmasında Internet ve teknoloji şeffaf bir şekilde arka planda hizmet eder/etmelidir.
Yukarıda bahsedildiği gibi dünyada ve Türkiye’de bu alanın çok yeni olması ve potansiyel geleceği nedeni ile yüzlerce firma ve kurum pazara girmekte geç kalmamak telaşı içinde bu konu üzerinde çalışmaktadır. Bir süre sonra kötüler elenecek ve gerçekten iyi olanlar eleğin üstünde kalacaktır. ABD’den iyiler arasında kalacak olanlar için benim adayım UNEXT.COM tarafından kurulan Cardean üniversitesidir (
http:www.cardean .edu). Başkanlığını bilimsel bilimler alanındaki en önemli isimlerden Profesör Donald Norman’ın yaptığı, bilişsel psikolog Profesör Tom Duffy’nin çevrim-içi (online) öğrenme stratejileri birimini yönettiği bu organizasyon, çalışmaları için milyonlar dökmektedir. Özellikle MBA programı ağırlıklı başlayan çalışmaları ve bu konudaki yaklaşımları Türkiye’deki kurumlarca da örnek alınabilir.
Çevrim-içi eğitimde maliyet ve kalite konusu da aslında son zamanlarda ABD’de de gündemdeki tartışmalar arasında yer almaktadır. “The Chronicle of Higher Education” dergisi son sayısında, çevrim-içi derslerin yüz yüze derslerden çok daha pahalıya mal olduğunu ve bazı kurumların bu tür programlarını iptal ettiğini rapor etmektedir. Benim şu an bulunduğum üniversite, verdiği çevrim-içi dersleri tamamen zarar etmesine rağmen, geleceğe yönelik yatırım olarak gördüğü için (şimdilik) sürdürüyor. Diğer bir husus da “kalite” konusudur. “Training Magazine” dergisinin geçtiğimiz yaz aylarında çıkan sayılarından birinde bu konuya değiniliyordu. Bu yazısında yazar Web tabanlı eğitimin kalitesini sorguluyordu. Geçenlerde katıldığım bir toplantıda söylendiği gibi, bu konudaki balayı dönemi artık bitmiş görülüyor. Yukarıda da belirttiğim gibi Internet üzerinden verilen eğitimin sınıf içi eğitime göre çok daha zor, pahalı ve farklı pedagojik yaklaşımlar gerektiren bir alternatif olduğu artık çok açıktır. Başarı hikayeleri kadar artık başarısızlık hikayeleri de akademik yayınların içinde yer almaktadır.
Türkiye bu konudaki çalışmalara geç baılamakla beraber treni kaçırmış değildir, hatta geç kalması yurtdışında geçmişte yapılmış hataların tekrarlamaması şartı ile bir avantaj da olabilir



  Yorumlar

 
Rastgele Konular
Son Eklenenler
Hz. YAHYA (a.s) – Chat - Sohbet

Acı çeken yalnızca ilişkinin 'kız' tarafı, gününü gün edense erkek tarafıdır...

SEVGÝLERÝ YARINLARA BIRAKTINIZ

Büyükanıt'ı duruşmaya polis getirecek

İLİŞKİYE GİRMEK:

http://www.chatadana.com

http://www.chatadana.com

Ferolle Aşk Parfümü

bedava sohbet odaları Chatadana.com

Bedava sohbet odaları Adanasohbet Chatadana.com

 

 
WebMaster : Ahmet Kadir Yalçın

Hosting : Şeker Shell Internet Hizmetleri

Copyright 2010 Her Hakkı Saklıdır. chatadana.com